İbrahim Olgun:
10:49 - January 24, 2017
Haber kodu: 3461221
Avusturya İslam Cemaati Başkanı İbrahim Olgun, İQNA'ya verdiyi röportajda “Eğer Avusturya’da herhangi bir başörtü yasağı getirilirse, bu bizim için bardağı taşıran son damla anlamına gelir” dedi.

Başörtü yasağı bizim için bardağı taşıran son damladır

Avusturya İslam Cemaati Başkanı İbrahim Olgun, Uluslararası Kur’an Haber Ajansı (İQNA)‘ya verdiği röportajda Avusturya’da Müslümanların durumuyla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

1. Avusturya‘daki Müslümanların nüfusu ne kadar ve kaç cami var ve bu camiler hangi şehirlerde?

Öncelikle Avusturya‘daki Müslümanların durumu ve yaşantısıyla alakadar olduğunuz için size ve medya kuruluşunuza çok teşekkür etmek istiyorum. Avusturya Avrupa ülkeleri içerisinde İslamı resmi bir din olarak tanımış nadir ülkelerin başında gelen örnek bir ülke. Müslümanlar burada 1912 yılında çıkartılan ilk İslam yasasıyla birlikte başta okullarda islam din dersleri gibi birçok hak elde ettiler. Bilhassa 60 lı yıllardan sonra Türkiye‘den gelen işçilerden dolayı Müslümanların Avusturya’da sayıları giderek artmaya başladı ve cami ve mescid açma ihtiyacı hasıl oldu. Böylece Avusturya’nın birçok şehirlerinde cami ve mescidler açılmaya başlandı. Şuan Avusturya’nın bütün bölge ve şehirlerinde kurumumuza bağlı takriben 350 cami ve mescidimiz var.

2. Avusturya İslam Cemaati kurumu olarak ne tür faaliyet ve hizmetleriniz vardır?

Avusturya İslam cemaati olarak Avusturya‘da yaşayan Müslümanların bütün dini ihtiyaçlarının giderilmesinden sorumluyuz. Burada aklınıza gelebilecek, yani eğitimden tutun hastahane ve hapishane hizmetlerine kadar, helal gıda hizmetinden ta islam din dersi kitaplarına kadar çok yönlü külli hizmetlerden mükellefiz. Şuan Avusturya devlet okullarında kısmen bu hizmetleri başarıyla yürütmekteyiz. Mesela Müslüman çocuklara yönelik okullarda İslam din dersleri veriliyor. Müslüman muallimlerimiz veriyor bu dersleri. Özel islami okullarımız var. Müslüman mezarlığımız var. Güzel dini hizmetlerde bulunuyoruz. Ancak daha yapılacak birçok hizmet var. Bütün alanlardaki hizmetlerimizin kalitesini artırmak ve kurumsal yapıyı güçlendirmek zorundayız. Burada Avusturya makamlarına ve devlet yetkililerine Müslümanlara bu hakları verdikleri için temsil ettiğim Müslümanlar adına teşekkür etmek istiyorum. Biz Müslümanlara daha 100 yıl önce bu hakları verdiler.

Başörtü yasağı bizim için bardağı taşıran son damladır

3. Kurumunuzun Avusturya’daki camiler üzerine bir nüfuzu ve etkisi var mıdır ve radikalizm ile nasıl mücadele ediyorsunuz? Aşırı grupların camiler ve Müslümanlar üzerine etkisi var mıdır?

Kurumumuz Avusturya’da çatımız altında olan bütün camilerin yapısı ve anlatılan islami içerikten tamamen sorumludur. Bütün camilerimiz için geçerli ve bütün camilerin de uyması gereken bir dini öğretimiz var. Bir camimiz bu öğretimizin dışına çıkamaz. Kurumumuz da çok güzel olan önemli bir husus daha var, bunu da burada anlatmadan geçemeyeceğim: Biz Avusturya İslam cemaati olarak hem sünnileri hem de Şii kardeşlerimizi temsil ediyoruz. Yani hem Şii hemde Şünni camilerimiz var ve uhuvvetkarane muhabbetane yaşıyoruz. Bir ayrımız gayrımız yok. İslam aleminde olan hadiseler bizleri çok üzüyor. Malesef Müslümanlar olarak birbirimizi öldürüyoruz. Oysa kardeş olmamız gerekiyordu.

Radikalizm ile mücadeleye gelince Avusturya’daki Müslümanlar olarak radikalizmle yıllardan beri bütün kuruluşlarımızla, camilerimizle, hoca ve muallimlerimizle mücadele ettik ve ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Radikal akımların içimize sızmasına fırsat vermiyoruz elhamdulillah. Çoğu insanlar bunu bilmiyor. Zannediyorlar ki Avusturya’daki Müslümanlar radikalizme karşı hiçbir şey yapmıyor. Oysa radikalizmin önünde en büyük set aslında cami ve okullarımız. Bütün hoca ve muallimlerimiz Avusturya devletinde asayiş ve huzuru temin eden manevi bekçilerdir. Dolayısıyla radikal grupların Müslümanlar üzerine çok az bir etkisi var. Bu da kendilerine ait bazı illegal camilerin olmasından kaynaklanıyor. Bu tür camilere kurum olarak müdahale etme yetkimiz malesef yok. Bu devletin vazifesidir.

4. Avusturya’da İslamofobi yayılıyor mu ve bunda medyanın bir etkisi var mıdır?

Avusturya’da İslamofobi malesef giderek yayılıyor. Bunda malesef medyanın da büyük bir etkisi var. Çünkü medya sürekli İslam ve terörü yanayana gösteriyor. Yıllardır bunu yapıyorlar. ‘İslamcı’, ‘müslüman terörist’ kavramlarını çok duyarsınız. Ancak müslüman olmayan bir kişi bir suç işlediğinde hiç ‘Hristiyan terörist’ veya ‘Yahudi terörist’ gibi ifadeler duyamassınız. İslamofobi’nin etkilerini son yıllarda çok görmeye başladık. Tesettürlü kadınlarımıza ve camilerimize yönelik saldırılarda ciddi bir artış var.

Başörtü yasağı bizim için bardağı taşıran son damladır


5. Malumunuz Avusturya’da son haftalarda bir tesettür yasağı tartışması başladı, bu girişim nereden kaynaklanıyor ve hangi amaçla yasaklanmaya çalışılıyor, bu konuda bilgi verir misiniz?

Tesettür yasağı girişiminin neden kaynaklandığın bence birçok nedeni var, bu nedenlerin haricindekiler bana sorarsanız bahanelerdir: En önemli nedeni Avusturya’da Müslümanlar giderek çoğalıyor, bunu hazmedemeyenler var. Eskiden Tesettürlü kadınlarımız sadece basit temizlik işlerinde, zor işlerde çalışırdı, söz sahibi fazla olamıyorlardı. Şimdi ise tesettürlü doktorlarımız, öğretmenlerimiz, memurlarımız ve akademisyenlerimiz var. Müslümanlar söz sahibi olmaya başladı. Bu da birilerini rahatsız ediyor. Ben biraz da kader noktasından bakmaya çalışıyorum. Acaba Allah bu tartışmanın yapılmasına neden müsaade ediyor sorusunu soruyorum kendime. Kader noktasından bakacak olursak, belki de bu tür yasak tartışmaları biz Müslümanların daha çok uhuvvetini ve birbirine olan muhabbetini ve kalitelerini arttırıyor.

6. Bu yasak ne gibi sonuçlara yol açar sizce?

Avusturya’da tesettür yasağı gelirse, ilk etapta kamu alanlarını kapsayacağı söyleniyor. Yani öğretmenlerden, hakimlere ve emniyet dairelerine kadar tesettürü yasaklamak istiyorlar. Tabiki okullara giden Müslüman kız çocuklarına da bu yasağı getirmeye çalışıyorlar. Eğer Avusturya’da herhangi bir başörtü yasağı getirilirse, bu bizim için bardağı taşıran son damla anlamına gelir ve yasağı getiren ilgili bakanlıkla bütün ilişkilerimiz ve çalışmalarımız biter. Tesettür yasağına karşı bütün hukuki yolları kullanarak sonuna kadar dava açarız.

Muhabir: Morteza Karimi


İsim:
Email:
* Yorumunuz: