IQNA

14:16 - September 26, 2017
Haber kodu: 3463015
Tahran, 26 Eylül 2017 - Britanya Müslüman Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Versi, ülkede nefret suçlarındaki artışın basının Müslümanlara ve İslam'a yaklaşımından kaynaklandığını söyledi.

Birleşik Krallık basınında 'Müslüman problemiBirleşik Krallık'ta 500'den Müslüman sivil toplum örgütünü şemsiyesi altında toplayan Britanya Müslüman Konseyinin (MCB) Genel Sekreter Yardımcısı Mikdad Versi, ülkede nefret suçlarındaki artışın basının Müslümanlara ve İslam'a yaklaşımından kaynaklandığını söyledi.

Müslümanlarla ilgili yalan ve hatalı haberlere karşı verdiği mücadeleyle gündeme gelen Versi, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Anketlerin, halkın yüzde 37’sinin Birleşik Krallık'ta Müslümanların sayısının azaltılmasına dönük politikaları desteklediğini, çocukların bile yüzde 30’unun ülkede çok fazla Müslüman olduğunu düşündüğünü ortaya koyduğunu anlatan Versi, bunda medyanın sorumluluğunun büyüklüğüne işaret etti.

Versi, ülkenin basın denetim kuruluşu Bağımsız Basın Standartları Örgütü (Ipso) ve gazeteler nezdindeki girişimleriyle son bir yılda 40 haberin düzeltilmesini sağladığını belirterek, "Tek başıma ben 40 haber bulduysam, başkalarının bulabileceği daha bir sürü böyle haber vardır.” dedi.

Basının kullandığı dilin ülkede İslam ve Müslüman karşıtı havanın oluşmasına yol açtığını dile getiren Versi, şunları kaydetti:

"Polisin yayınladığı rakamlara göre son birkaç yılda nefret suçlarında ciddi artış olduğunu görüyoruz. Bunun önemli bir kısmı, toplumun geniş kesiminin Müslümanları nasıl algıladığı ve nasıl tanımladığıyla yakından ilişkili. Bu da medyanın Müslümanları tasvir etme şeklinden kaynaklanıyor."

- "Fazla tık için manşete taşınması"

Versi, aşırı sağcı grupların Müslümanlarla ilgili yalan ve hatalı haberleri kendi görüşlerini meşrulaştırmakta kullandığına da dikkati çekerek, buna örnek olarak ülkenin önde gelen gazetelerinden The Times’ta yer alan "Britanya Müslümanları toplumdan o kadar kopuk ki ülkenin yüzde 75’inin Müslüman olduğunu sanıyor” başlıklı haberi gösterdi.

Versi, bu haberin Times’ın ardından The Sun, Daily Express, Daily Mail gibi ülkenin çok satan gazetelerinde de aynen kullanıldığını ve aşırı sağcı internet siteleri ile sosyal medya hesaplarında yayıldığını kaydetti.

Basının İslam ve Müslümanlara problemli yaklaşımını gösteren bir diğer haberin de ülkede geçen yıl piyasaya sürülen yeni 5 sterlinlik banknotlarla ilgili olduğunu söyleyen Versi, "Banka, helal oldukları garantisini veremediği için yeni 5 sterlinlik banknotlar yasaklanabilir.” başlıklı haberin, gazetecilerin helal kavramıyla ilgili bilgisizliğini ortaya koyduğunu dile getirdi.

Versi, şöyle devam etti:

"Helal, haberde kullanıldığında insanları huylandıran ve internet sitelerinin daha çok tık almasını sağlayan bir kelimeye dönüşmüş görünüyor. Dolayısıyla haberin içeriğiyle ilgisi olmasa da bu kelimeyi başlığa koymaya istekliler. Azınlıklarla ilgili bir konunun daha fazla tık almak için manşete taşınması, özellikle aşırı sağcı gruplar tarafından paylaşılma potansiyeli nedeniyle çok tehlikeli.”

Ülkede geçen yıl piyasaya sürülen kırışmaz ve ıslanmaz banknotlar, içerdikleri hayvansal yağlarla gündeme gelmişti. Bazı gazeteler bu banknotların, yağı kullanılan hayvanların kesiminin İslami koşullara uygun olmaması nedeniyle Müslümanlar tarafından kullanılmayabileceğini iddia eden haberlere yer vermişti.

İngiltere’nin en yüksek tirajlı gazetesi The Sun’ın eski siyaset editörü Trevor Kavanagh’ın geçen ay kaleme aldığı bir köşe yazısında "Müslüman sorunu” ifadesini kullandığını anımsatan Versi, "Bu, tam da Nazilerin Almanya’da Yahudiler için kullandığı ifade. Bu nasıl olabiliyor? Ana akım medyadaki saygın gazeteciler Müslümanlardan böyle olumsuz bir şekilde söz edebiliyor ve buna karşı kimse yeterli tepkiyi göstermiyor.” şeklinde konuştu.

Versi, Kavanagh’ın Ipso'nun yönetim kurulu üyesi olmasının da olayın vahametini artırdığını kaydetti.

Yalan ve hatalı haberlere karşı verilen mücadelenin bazı olumlu sonuçlar vermeye başladığını da belirten Versi, 19 Haziran'da, bir İngiliz'in aracını teravih namazından çıkan cemaatin üzerine sürdüğü Londra’daki Finsbury Park camisine yönelik terör saldırısı sonrasında yaşananları örnek gösterdi.

Versi, Müslümanların hedef alındığı saldırı sonrasında bir gazetenin camiyi "terör yuvası” olarak sunmasına karşın diğer kuruluşların olayın ayrıntıları netleşinceye kadar bu tür iddialardan kaçınmasının olumlu gelişme olduğunu vurguladı.

Hükümetin, basının Müslümanlara yaklaşımındaki sorunlarla ilgili üzerine düşeni yerine getirmediğini savunan Versi, "Basında çıkan haberlerin sorunlu olduğunu görüyorlar. Buna karşı eyleme geçeceklerini söyleseler de henüz bir şey yapmış değiller.” dedi.

Versi, basının İslam ve Müslümanlara yaklaşımını düzeltme mücadelesinin kolay olmadığını dile getirerek, "Ancak bana üç sayfalık şikayetimde savunduğum şeyin yanlış olduğunu ifade eden bir avukat yanıtı veriyorlar diye bu işi bırakacak değilim. Yanlış bir haber gördüğümde peşine düşeceğim." ifadelerini kullandı.

Gerekli finansman bulması halinde bu mücadele için özel ekip kurmayı hedeflediğini aktaran Versi, sadece yazılı basın değil, BBC, ITV ve Sky News gibi televizyon kanalları ile radyo istasyonlarını da mercek altına almak istediğini sözlerine ekledi.

İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'dan oluşan Birleşik Krallık'ta yaşayan yaklaşık 3 milyon Müslüman, nüfusun yüzde 5'ini oluşturuyor.

Versi'nin de yöneticileri arasında yer aldığı MCB, Birleşik Krallık çapındaki 500'den Müslüman sivil toplum örgütünü şemsiyesi altında toplayan çatı kuruluşu.

Etiketler: Birleşik Krallık ، Britanya ، iqna ، İQNA ، Müslüman ، İslam ، cami
İsim:
Email:
* Yorumunuz: